
İlyada – Homeros
4 hafta önce
İş dönüşü servisten en büyük aşkına kavuşacak olmanın heyecanıyla inen anne Nes, anneannesiyle kendisini karşılamaya çıkan yavrusu Zey'e doğru koşar adımlarla gider. Belli ki yavru Zey'de heyecanla beklemekte, sevinçle ellerini çırpmaktadır. Anne Nes uzaktan -anne, anne olarak anladığı sözcüklerin aslında -m.e.m.e, m.e.m.e olduğunu yavrusuna yaklaşınca farkeder. Zey annesinin gelişine değil, yukarıda adı geçenlerin gelişine sevinmektedir. Yavru Zey kavuşma anını abartınca anne-kız soluğu evlerinde alırlar ve fotoğrafta görülen pozisyonda en güzel dakikalarını geçirirler :)
Günler, haftalar, aylar derken bir yarım yıl daha kattık yaşına...Doğduğun günden bugüne kadar çekilen resimlere bakıyorum ve inanamıyorum. Senden önce de zaman hızlı akardı ama şimdi bambaşka...Her geçen gün daha da büyüdüğünü, yepyeni becerilerin,tercihlerinle küçük bir insan olduğunu görmek çok gururlandırıyor beni! Gülerek-ağlayarak, sevinerek-üzülerek, bazen yetersiz hissettiğim, korktuğum, endişe duyduğum, ama gözlerine bakıp ellerini tutunca ihtiyacım olan gücü bulduğum 18 ay geçirdik seninle...
Mutfağımızın süslerini bir güzel temizledikten, kuzumun yemeği ve uykusundan sonra akşamüzeri Bahçelievler 7. caddenin sonunda, Milli Kütüphanenin karşısında bulunan Adnan Ötüken Parkına gittik. Çocukluğu ve ilk gençlik yılları Bahçelievler semtinde geçmiş biri olarak bu parkın çocukluk anılarımda yeri büyüktür. Kendi çocukluğumda oynadığım,gezdiğim yerlere şimdi kendi çocuğumla gitmek çok başka bir keyif veriyor. Gerçi daha çok içiçe geçmiş, yüksek, uzun ve çok çeşitli kaydıraklar Zeynep'e hitap etmedi. Daha doğrusu bana hitap etmedi:) birara kendi başına, bana by by yapıp en yüksek kaydırağın merdivenlerine tırmanmaya başlayınca O'nu indirme çabam seyredenleri eğlendirmiştir herhalde...Kuzum parktaki zamanını daha çok taş toplayarak,sonra onları dizerek, çiçekleri severek geçirdi.
Bahçelievler 7.caddeye gidip yine çocukluğumun dondurmacısı SİM'den dondurma yemeden dönmek olur mu? Tabii ki olmaz, ben dondurmamı hızlıca yerken Zeynep kızım külah üstü az dondurmayla oyalandı. Sim'in külahları dondurmasından daha lezzetli bence...ve resimde gördüğünüz komik ötesi tacı küçük hanım kendi seçti...Ben daha sade birşey almak için girmiştim, bunu gördü ve bırakmadı. Yolda bakan dönüp bir daha baktı:)
Mini-Town'a çocuklardan önce bizim bayılmamız hatta sevindirik olmamız ve hatta Umur'un çocuklardan önce oyuncakların başına geçmesi, Ada'nın 3 defa annesini alt değiştirmeye götürmesiyle kendi rekorunu kırması, kızların o kadar oyuncak- müzik aleti-aktivite içinde gözetmen ablanın bileziklerine, küpelerine takmaları ve hatta paylaşamayıp seslerini yükseltmeleri, temiz-titiz su damlasının ıslak mendillerle bir güzel sihirli aynaları temizlemesi, Zeynep'in 1 saat boyunca bana pek pas vermeyerek gözetmen ablasının peşinde dolanması, gitmek istediği yere O'nun elinden tutarak giderek ve ilk defa bir yabancıya bu yakınlığı göstererek beni şaşkınlık ve sevinç/üzüntü karışımı bir duygu içerisinde bırakması....günün unutulmazlarıydı.
Zemin katta bulunan oyun merkezinden de uzunnncaaaaa bir süre çıkamadık. Sevgili arkadaşım Umur minyon olmasının da avantajını kullanarak, kızları da bahane ederek top havuzunda bir güzel tırmandı, oynadı, kaydı:=) (bkz: file arkasındaki resimler)