14 Ocak 2010 Perşembe

Zeynepçe - Türkçe Sözlük

bizizi : bilgisayar
bilizi : bilezik, kolye, küpe...her çeşit takının ortak adı
apsiii : upsy daisy...televizyon,çizgi film açın
manana : makarna
manene : mandalina, portakal
padade : patates
ne he : su ??? ne alaka, ben de anlamış değilim
acı : toz, pul, her türden biber
pide pideeee : ekmek, pide, lavaş, bazlama, gözleme...(üstüne basa basa iki defa söylenecek :)
opidi : kucağına al beni :)
abu : abi, amca
abba : abla
sütee : süt
manu : maymun
tedi : kedi
Adeee : Hande Teyzesi
Aaaşşşii : Aslıhan Teyzesi
etttt : et (t'yi bastırarak:)
Mönene : Annemin komşusu Münire Teyze
pişi : pişirin de yedirin :)
kiiii : kitap
uç : bir-iki-üç, hoppp, Zeynep havaya yapın
tee : çay
baaa : bal, pekmez
paaa : pat diye düştüm

5 Ocak 2010 Salı

Haftanın Rüküşü...

Sabah gözünü açar açmaz ilk yaptığı akşam yatarken zar zor ikna edip çıkarttığımız kolyelerini, bileziklerini, koca koca aksesuarlı taçlarını takmak...
Alışverişe çıktığımızda tercihleri hep pullu, parlak, simli, janjanlı, tüllü kıyafetler...
A.c.cessorize, C.laire's, A.ssortie'de kendini kaybediyor, bunlar en favori mağazaları...
Yaz tatilinde aldığımız sarı zilli eteğini bıraksam hergün ve heryere giderken giyecek.
Nereye saklasam eninde sonunda bulup geçiriyor üstüne...
Eline geçirdiği A.von kataloğu ile saatlerce oyalanıyor. Hayatında sadece evlendiği gün makyaj yaptırmış bir annesi olmasına rağmen ruj, rimel, vs tek tek gösteriyor ve nereye sürüleceğini biliyor...
Yeni bir bayanla tanıştığında ilk dikkat ettiği şey küpeleri. Senin küpen var, benim yok, anne -ıh ıh diyerek beni şikayet ediyor. Anneannesinin bütün baskısına rağmen kulaklarını deldirip küpe takmasına izin vermiyorum ya :=)
O da evde aksesuar olarak kullanılan taşlardan küpe yapıyor kendince...
Benimle kuaföre geldiğinde mutluluktan mest oluyor. Oturup saçlarını tarattırıyor, yetmiyor spreyi, fırçaları, fön makinesini gösteriyor.
Rahat etsin diye giydirdiğim eşofmanlara, beli lastikli pantalonlara tepki gösteriyor artık, etekler, elbiseler giymek istiyor...

BU GEÇİCİ BİR HEVESTİR DEĞİL Mİ :))))))

17 Aralık 2009 Perşembe

Emziriyorum ve Emzirmeye Devam Edeceğim !!!!!!

Beni her gördüğünde - Hala emziriyor musun? - Neden hala emziriyorsun? -Daha ne kadar emzireceksin? -Evlenene kadar emzirecek misin? v.b. gereksiz soruları soran, - 1 yıldan sonra faydası yok ki... - Okula gidince de teneffüslerde gelir emer.... - Bir daha hiç bıraktıramazsın... v.b. salak saçma yorumları yapan eş, dost, komşu, akraba, kısaca m.e.m.e.l.e.r.i.n akıbetini merak eden herkese cevabımdır:

EVET, 22 AY + 9 GÜN'LÜK KIZIMI HALA EMZİRİYORUM VE O KENDİLİĞİNDEN BIRAKMADIĞI YA DA BAŞKA BİR OLUMSUZLUK YAŞAMADIĞIMIZ SÜRECE EMZİRMEYE DEVAM EDECEĞİM.

Esra'cım ne güzel derlemiş,toplamış,çevirmiş,bloğuna yazmış:
http://elaninuydusu.blogspot.com/search/label/emzirme
http://ekoanne.com/?p=28

Daha da derseniz, buyrun okuyun:
http://www.kellymom.com/bf/bfextended/index.html

8 Aralık 2009 Salı

COMING SOON !!!!!!!!!!

"Zeynep 2 yaşında!!!" yakında burada...Şu aralar yaşadıklarımıza bakarak, zor ama çok eğlenceli günlerin bizi beklediğini söyleyebilirim. Zeynep'ten önce burun kıvırdığım, yeni nesil annelerin uydurması olarak gördüğüm "terrible two" hafiften (!) yoklamaya başladı bizi de...
Herşeyi kendi yapacak hanımefendi, elimi de kendim yıkarım, yemeğimi de kendim yerim, dişimi de fırçalarım, üstümü de değiştiririm. Dün olayı abartıp altını değiştirmeme bile izin vermedi, kendi değiştirecekmiş. Özbakım becerilerini kazanabilmesi için tabii ki önem ve destek veriyorum bu çabalarına. Ama yardımım gerektiği zaman kabul etmeyip itmesi var ki...Gülsem mi ağlasam mı bilemiyorum. Dün akşam mutfakta kek yapıyorum, Zeynep'te salonda teyzesiyle oynuyor. Mikserin sesini duymasıyla yanıma koşması bir oldu. Tabureyi çekip üzerine tırmanışı var ve bunu öyle bir yüz ifadesiyle yapıyor ki..."Nasıl olurda bana haber vermezsin anne?" der gibi...ne kendisini tutmama izin veriyor, ne mikseri, ne çırpma kabını...

Bir de bu aralar çok sık kullandığı "Hayır" anlamına gelen kaş kaldırmalar var, konuşmaya bile tenezzul etmiyor, kaşını kaldırıyor. Faydası büyük ama tadı hoşuna gitmeyen birşey yedireceksem ağzını sımsıkı kapatıyor, yerlere yatıyor. Orta bir yol bulamadığımız anlarda kendime sürekli telkinde bulunuyorum; - İnatlaşma, güç savaşına girme !!!!! Özellikle şu dönemde hala emziriyor olmamın çok faydasını görüyorum. Ufak gerilimler büyümeden o kadar çabuk sakinleşiyor ve o anlar ikimize de o kadar iyi geliyor ki...Diğer faydalarını grip, aşı, bağışıklık sistemi tartışmalarının dorukta olduğu bu günlerde yazmaya bile gerek duymuyorum.
22 ayını bitirdi bugün...Söylediği kelime sayısı henüz çok fazla değil. Ama söylenen herşeyi anlıyor artık. Bazen denemeler yapıyorum, günlük hayatta çok sık kullanmadığımız bir kelimeyi içeren bir cümle kuruyorum ya da soru soruyorum: -Vazomuz nerede Zeynepcim, hadi çiçekleri içine koyalım... gibi, çok gözünün önünde olmayan vazonun yanına gidiyor hemen. Galiba sürekli kayıt halindeler. Biz farketmesek de sürekli depoluyorlar.
Soru sorma dönemi başladı, işaret parmağıyla sürekli birşeyle gösteriyor, adını söylememizi istiyor. Bu nedenle bu aralar en favori kitabı Sevgili Çiğdem'in hediyesi, Tübitak Erken Çocukluk Kitaplarından "1001 Hayvanı Bulun":
Nereye gitsek yanımızda taşıyoruz, kimi yakalarsa saatlerce parmağıyla gösterip soruyor. Dün annem çıldırma noktasına gelince kitabı saklamış, az değil ki gerçekten 1001 tane hayvan var kitapta, hepsinin günde 50 defa adını söylemek zorunda kalınca, başka çözüm bulamamış annecim. Zeynep pes eder mi, gazetelikten kadın dergilerinden birini alıp gelmiş bu defa, yine sormaya devam etmiş :)
Uzun zamandır yazmayınca karışık pizza gibi oldu, biraz ondan, biraz bundan...Ama bütün zorluklarına rağmen bir canlının büyümesine her saniyesinde tanıklık etmek, yaşayabileceğim en büyük mucize..Bu mucizeyi bana yaşama fırsatı verdiği için Allah'a hep şükrediyorum...

16 Kasım 2009 Pazartesi

Şekerci mi Deden Senin ????

Çok tatlısın güzelsin........
Şekerci mi deden seninnnnnnnnn :)
EVET...Zeynoşun dedesi yani benim babam şekerci hatta çikolatacı...Bunların satıldığı ufak bir dükkanı var. Önümüz de bayram, anneannemizin eşine yardım etme, destek olma dönemi...Bizi de evimizde koyun koyuna, yanak yanağa, bol aktiviteli, oyunlu, eğlenceli, güneşi görürsek bahçede, fırsat bulursak arkadaşlarımızla...günler bekliyor.
Bayram sonrası görüşmek üzere :)